SİZE BİR SORU

Bir tane gece bekçisi öğlen saatlerinde patronunun yanına gidip diyorki:
Patronum benim dün gece rüyamda sizi öldürüyorlardı.
Patronuda bu sözleri duyar duymaz bekçinin işine son veriyor neden acaba?

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : SİZE SORU

Anneler Melektir

     
                                             

Bir zamanlar doğmak üzere olan bir çocuk varmis. Ve dünyaya gideceği gün Allah'a sormuş:

"Bu kadar küçük ve korunmasızken dünyada nasıl yaşayacağım?"

Allah "Meleklerimin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni hep koruyacak." diye cevap vermiş.

"Ama lütfen söyle bana, burada Cennet' te hiçbir şey yapmadan şarki söylüyor ve gülümsüyorum, ben böyle çok mutluyum."

"Senin melegin de sana sarkilar söyleyecek ve sana hergün gülecek. Sen de o meleğin sevgisini hissedeceksin ve mutlu olacaksın."

"Peki insanlar benimle konuştuklarında ben onları nasıl anlayacağım, ben onların dilini bilmiyorum ki."

"Meleğin sana dünyadaki sözlerin en güzelini ve en tatlisını söyleyecek, ve görebileceğin en büyük sabır ve ilgi ile sana konuşmayi öğretecek."

"O zaman seninle konuşmak istediğim zaman ne yapacağım?"

"Meleğin senin ellerini birleştirecek ve sana dua etmeyi ögretecek."

"Duydum ki dünyada kötü insanlar varmış. Beni kim koruyacak?"

"Merak etme, meleğin seni hayatı pahasina dahi olsa savunacak."

"Ama ben seni göremeyeceğim için çok mutsuz olacağım."

"Meleğin sürekli sana benden bahsedecek ve sana bana nasıl tekrar ulaşabileceğini anlatacak, ama beni göremesen de ben hep senin yanında olacağım."

Tam o esnada Cennet'te ki huzur ortamına dünyanın homurtuları karışmaya başladı. Dünyaya gitmek üzere olduğunu anlayan çocuk aceleyle son sorusunu sordu:

"Peki Allah'ım şimdi gitmek üzereyim, lütfen bana o meleğin ismini söyler misin?"

"Meleğin ismi önemli değil, sen ona 'Anne' diyeceksin."

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : ANNELER MELEKTİR

KURABİYE HIRSIZI

Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında,daha epeyce zaman vardı uçağın kalkmasına. Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket kurabiye alıp, buldu kendisine oturacak bir yer.
Kendisini kitabına öyle kaptırmıştı ki, ama yine de yanında oturan adamın olabildiğince cüretkar bir şekilde aralarında duran paketten birer birer kurabiye aldığını gördü, ne kadar görmezden gelse de.Bir taraftan kitabini okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken,gözü saatteydi, “kurabiye hırsızı” yavaş yavaş tüketirken kurabiyelerini...
Kulağı saatin tik taklarındaydı ama yine de engelleyemiyordu tik taklar
sinirlenmesini. Düşünüyordu kendi kendine, “Kibar bir insan olmasaydım, morartırdım su adamın gözünü simdi!
“Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini. Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca, “Bakalım simdi ne yapacak?”dedi içinden ve yüzünü donup adama dik dik bakmaya başladı. Adam asabi bir gülümsemeyle uzandı son kurabiyeye ve boldu kurabiyeyi ikiye.Yarısını kurabiyenin atarken ağzına, verdi diğer yarıyı kadına.
Kadın kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve “Aman Allah’ım, ne cüretkar ve ne kaba bir adam, üstelik bir teşekkür bile etmiyor!” diye geçirdi aklından.
Uçağın kalkacağı anons edilince bir iç çekti rahatlamayla. Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına, donup bakmadı bile”kurabiye hırsızına”. Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna, sonra uzandı bitmek üzere olan kitabına.
Çantasına elini uzatınca, gözleri acildi şaşkınlıkla. Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye! Çaresizlik içinde inledi, “Bunlar benim kurabiyelerimse eğer; ötekilerde onundu ve paylaştı benimle her bir kurabiyesini !”
Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle, kaba ve cüretkar olan, “kurabiye hırsızı” kendisiydi.

Yorum (3) Yorum yaz! | Etiketler : KURABİYE HIRSIZI